ÖKÜZ OTURDU

Merhaba,
şimdi istisnasız hepimizin başına gelen ve bizi oldukça rahatsız eden, geceleri uyutmayan, gündüzleri doğrultmayan bir şeyden bahsedeceğim. Bu öyle bir illet ki; davetsiz misafir kadar sevimsiz, her işe maydanoz olan kaynana kadar gereksiz! 

Taptaze çiçeklerin ahenkle dans ederek girdiği bir villa penceresinin yamacında otururken veya kış ayında şöminenin başında huzurla kahveyi yudumlarken, o da mı olmadı; benim gibi şöminesi ve villası olmayan fakir kişi olarak, kanepede uzanıp, arada bir esneyerek TV izlerken, kapıyı çalmadan PAT diye tam göğsünüzün ortasına bir ÖKÜZ oturur. Bu his tarifsiz ve sebepsizdir. Nerden geldiği, nereye gideceği belli değildir. Belli olan tek şey o öküzün ;Kiminin hayırsız kocası, kiminin fuzuli görümcesi, kimininse para göz ev sahibi olduğudur. Ha yeri gelmişken henüz içine oturan öküzün kim olduğunu bilmeyenler de olabilir. 

Herkesin aklında tek bir soru; bu davetsiz misafir(ÖKÜZ)le nasıl başa çıkacağız?
çok basit :) nasıl ki kocamızla baş başa kalacağımız hafta sonu habersiz gelen,telefonun icat edildiğinden haberi olmayan kaynanamızla iyi geçinmek zorunda kalıyorsak, ay sonu elde avuçta bir şeyin kalmadığını bilen ama veresiye defteriyle kapımıza dayanan mahalle esnafına balyozla karşılık vermiyorsak; aynı şeyi içimiz deki ÖKÜZ'e de yapacağız. Çünkü gelene git demek bizim kitabımızda yok! ama benden size tavsiye; herkesin dilinde dolanan ve benimde çokça kullandığım bir söz var' sevmediğin ot burnunun dibinde biter' işte burnunuzun önünü göremeyecek kadar ot biriktirmek istemiyorsanız, o gereksiz otları biçin. Yani sevmediklerinizi de sevin tıpkı benim uzunca uğraşlardan sonra göğsüme oturan ÖKÜZ'ü sevdiğim gibi. Biliyor musunuz ÖKÜZÜMÜ sevdim seveli hiç yanıma uğramıyor, hain domdom. Hatta onu özledim desem yeridir...

Yorumlar

  1. Çok başarılı çalışma olmuş tebrik ederim. Başarılarınızın daim olması dileği ile...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

ELZEM

ALTIN

KELEBEK